Teras ve otopark üstü alanlar, su yalıtımı açısından en zorlu alanlar arasında yer alır. Bu alanlar; sürekli güneş ışığına ve UV radyasyonuna, sıcaklık farklarından kaynaklanan genleşme ve büzülme hareketlerine, otopark katlarında taşıt yüküne ve mekanik aşınmaya, yeşil çatı detaylarında sürekli sulama yapılmasından dolayı fazla suya aynı anda maruz kalır. Bu çok yönlü baskı, uygulanacak sistemin de çok katmanlı düşünülmesini zorunlu kılar.

Bu alanlar için kullanılabilecek yalıtım sistemleri çok fazladır. Yüzey, eğim, bağıl nem ve diğer unsurlara bakılarak yapılacak olan su yalıtım sistemi tayin edilmelidir. 

Bunlardan birisi SBS katkılı profesyonel membranlardır. SBS katkılı profesyonel membranlar bu tür yüzeylerde sıkça tercih edilen sistemlerin başında gelir. SBS katkısı, membrana yüksek esneklik kazandırarak yapısal hareketlere karşı direnç sağlar ve düşük sıcaklıklarda kırılgan hale gelmesini engeller. Aynı zamanda profesyonel seri olarak hayatımıza giren bu ürünler içerisinde barındırdığı keçe ve bitüm yüksek kalitededir. Sıcak ve soğuk farkının çok olduğu yerlerde bu esneklik, uzun vadeli performans için kritik bir özelliktir. Aynı zamanda hava koşullarından bağımsız olarak uygulanabilme durumundan dolayı iş ilerleyişinde ciddi avantaj sağlar. 

Diğerleri ise sürme ve püskürtme olarak adlandırdığımız su yalıtım sistemleridir. Bunlar bitüm-poliüretan esaslı, poliüretan esaslı ve polyurea gibi sınıflara ayrılmaktadır. 

Polyurea; saniyeler içinde kürlenen, kimyasal maddelere ve aşınmaya karşı oldukça dayanıklı bir kaplama sistemidir. Uygulama süresi kısa olduğu için imalat hızlı bir şekilde tamamlanır. Uygulandığı yüzeye tam yapışma sağlaması ve yekpare bir yalıtım sağlaması nedeni ile sürme ve püskürtme yalıtımlar avantaj sağlamaktadır. Ancak yüzey hazırlığının doğru şekilde yapılması ve beton içinde bağıl nemin olmaması gibi kritik konulardan dolayı uygulama ayları çok kısıtlıdır.  

Bunların yanı sıra teras yüzeylerinde alt yapının doğru oluşturulması da su yalıtımı kadar önemlidir. Yüzeyde eğim betonu olmaması ya da doğru eğim betonunun atılmaması durumunda su yalıtım üzerinde birikecek ve yalıtıma ekstra hasar verecektir. Bu durum yalıtım ömrünü kısaltacaktır. 

Her projenin fiziksel koşulları farklıdır; bir teras yüzeyinin eğim açısı, mevcut kaplama durumu veya altındaki mekanın kullanım amacı, uygulanacak sistemi doğrudan etkiler. Bu değişkenleri sahada yerinde değerlendirmeden yalnızca proje çizimlerine bakarak verilecek kararlar çoğu zaman yetersiz kalır. Bu yüzden bu tür yüzeylerde teknik ön inceleme, uygulamanın kendisi kadar belirleyici bir adımdır.

Teras ve otopark yüzeylerinde dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da betonarmede bulunan dilatasyonların yalıtım sistemine entegrasyonudur.  Dilatasyon derzlerinin yalıtım katmanıyla uyumlu biçimde çözülmemesi, zamanla o noktalarda yırtılma ve sızıntıya yol açar. Bu detay, çoğu zaman uygulama planlarında yeterince yer bulmaz ancak sahada kritik bir sorun kaynağı haline gelebilir.

Bu yüzeylerde yapılan her hata, en kötü ihtimalle yapının altındaki mekânlara, oturma alanlarına, araç park bölgelerine ya da depolara sızan ve tespit edilmesi güç hasarlar olarak geri döner. Bu yüzden teras ve otopark yalıtımı gerçekten deneyimli ellere bırakılması gereken bir iştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir